Yolumuz Devrim Yolu
Forumumuzdan daha iyi faydalanmak için ve bizlere destek olmak için lütfen üye olunuz..



 
AnasayfaPortalKayıt OlGiriş yapZiyaretçi Defteri

 

 Felsefenin İlk İlkeleri

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
FiraT_58
Admin
Admin
FiraT_58

Erkek Mesaj Sayısı : 372
Yaş : 27
Nerden : İZMİR
Kayıt tarihi : 06/12/08


Başarı Puanı Başarı Puanı:
Felsefenin İlk İlkeleri Imgleft100/47Felsefenin İlk İlkeleri Emptybarbleue  (100/47)

Felsefenin İlk İlkeleri Empty
MesajKonu: Felsefenin İlk İlkeleri   Felsefenin İlk İlkeleri EmptySalı Ara. 09, 2008 12:31 pm

ON BOĞA

Bu öykü, 12. yy.’da yaşayan Kakuan’ın şiirleri, resimleri ve onlar üzerine yazdığı nesir tarzındaki yorumlarına dayanan Ju Gu ya da boğanın dizginlenmesi alegorisinden alınmıştır.
* * * *
Mürit, mürşidine sormuş, “Buddha’yı bilmek istiyorum; o nedir?”
Ve usta yanıtlamış, “Bu, sen bir boğanın sırtındayken onu aramaya benzer.”
* * * *
Pratik felsefe, disiplin ilmidir. Öğrenme ve öğrendiğini uygulama yoluyla insan yavaş yavaş kendisinin bayağı veya bedensel yönünün içgüdü ve içtepilerine egemen olur. Çinli mistikler, insanın gerçekliğe gidişini simgesel şiirler ve resimlerle betimlemişlerdir. Asırlar ilerledikçe çeşitli yorumcular, eski yazı ve çizimlere yorumlar eklemişlerdir. Zamanla önemli bir metafizik edebiyat oluşturan bu yorumlar, gördükleri itibar açısından kutsal kitaplardan hemen sonra gelmiştir
Bu mistik birikimin en önemlilerinden birisi sığır çobanı ve on boğa öyküsüdür. Bu masalın birkaç şekli nakledilmiştir. Her varyantın resimleri ve düzenleri ufak farklılıklar gösterir. Bunun nedeni büyük ölçüde, çeşitli mezheplerin her birinin öykünün değişik yönlerini vurgulamasıdır. Ancak hepsi de boğanın dizginlenmesini ana tema olarak alır.
Sığır çobanı, Benliği yani kişiliğin dağınıklığa meyilli unsurlarına hâkim olmaya çalışan aydınlanma ilkesini betimler. Çoban Acemlerin, Greklerin ve ilk dönem Hristiyan Gizlerinin “İyi Koyun Çobanı”nın Uzakdoğu’daki eşdeğeridir.
Hint tanrısı Şiva, dünyanın büyük kara boğası Nandi’ye biner.
Acemlerin Mitra’sı da kılıcını boğanın kalbine saplayarak bedensel yön üzerinde kurulan hakimiyeti vurgular.

Mısır’ın Yeraltı Tanrısı Osiris’e, Memphis boğası Apis biçiminde tapılırdı.
Hz. Süleyman mabedinin sunağı, boğa ve koç boynuzlarıyla süslenmişti.
Zeus boğa kılığına girerek Europa’yı kaçırdı. Bu efsane, felsefeye meraklı Greklerce ruhun bedensel zevkler tarafından ayartılmasını simgeliyordu.
Araştırmalara göre, eski toplumların çoğunda boğa, fiziksel gücün ve maddesel içtepinin sembolüydü. İnsan kendine egemen olmak ve arzularına gem vurmayı başarmakla boğaya hakim olur.
Çin’deki mezhepler arasında epey karmaşa vardır. Budizm’in, Konfiçyanizm’in ve Taoizm’in kültürel içtepilerin mecrası o denli birbirine karışmıştır ki, çeşitli sistemlerin sınırlarını kesin biçimde saptamak çok zordur. On boğa efsanesi o denli popülerdir ki birçok ekolün edebiyatında bir varyantına rastlanır. Efsane Çin’den Japonya’ya geçmiş ve Zen Budizmi taraftarları arasında özel kabul görmüştür. Bazı bilinen Zen rahipleri masalın versiyonlarını hazırlamış, ve birkaç tanınmış Japon ressam da resim ve baskılarında sembolizmasını sürdürmüşlerdir.
On Boğanın büyük çekiciliği, mesajındaki derin yalınlıktan ve özgün efsaneyi süsleyen şiirlerin ve özlü sözlerin keyif verici özelliğinden ileri gelir.
Efsanenin bu versiyonu P’u Ming’in 1609’da yazdığı “Mu niu t’u sang” adlı eserden ve onun 1705, 1796 ve 1929 yıllarındaki yeniden basımlarından çoğaltılmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://forumydy.yetkinforum.com
 
Felsefenin İlk İlkeleri
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Yolumuz Devrim Yolu :: Genel Kültür :: Kuramlar-
Buraya geçin: