Yolumuz Devrim Yolu
Forumumuzdan daha iyi faydalanmak için ve bizlere destek olmak için lütfen üye olunuz..



 
AnasayfaPortalSSSKayıt OlGiriş yapZiyaretçi Defteri

Paylaş | 
 

 Ekim Devrimi Yolumuzu Aydınlatıyor

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
FiraT_58
Admin
Admin
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 372
Yaş : 26
Nerden : İZMİR
Kayıt tarihi : 06/12/08


Başarı Puanı Başarı Puanı:
100/47  (100/47)

MesajKonu: Ekim Devrimi Yolumuzu Aydınlatıyor   Salı Mart 17, 2009 10:23 pm

1917 Şubat Devrimi
Burjuva Demokratik Devrim


Emperyalist ülkelerin dünyayı kendi aralarında yeniden paylaşmak için başlattıkları I. dünya savaşına kendisine yeni topraklar kazandırmak amacıyla katılan Çarlık, üç yıl boyunca savaşı sonuna kadar sürdürme politikasını devam ettirdi. Ancak 1917 yılına gelinirken, savaş cephelerinde Çarlık önemli başarısızlıklarla karşı karşıyaydı. Ekonomik buhran sürekli derinleşiyordu. 1917 yılına girildiğinde, yiyecek, hammadde ve yakıt sıkıntısı had safhaya ulaşmıştı. 1905 Devrimi okulunda okumuş Rusya proletaryası, Çarlığın yıkılmasının gerektiğini yüksek sesle söylemeye başladı.
1917 yılı 9 Ocak greviyle başladı. Grev süresinde, Petrograd'dan Moskova'ya kadar, hemen her yerde kitle gösterileri yapıldı.
Petrograd polisi, raporunda, "genel grev düşüncesi günden güne yeni taraftarlar kazanıyor, 1905'de olduğu gibi gitgide yaygınlaşıyor" diyordu.
18 Şubat günü, Petrograd'da Putilov fabrikasında grev başladı. 22 Şubat'ta büyük fabrikaların çoğunda işçiler greve girdiler. 23 Şubat'ta (8 Mart) uluslararası kadınlar gününde, kadın işçiler, açlığa, savaşa ve Çarlığa karşı kitlesel bir gösteri yaptılar. Petrograd'da işçiler, grevlerle kadınların gösterisini desteklediler.
24 Şubat gününe girildiğinde 200.000 işçi grev halindeydi.
26 Şubat günü General Kabalov, askeri birliklere, gösterilerin dağıtılması için ateş açmaları talimatı gönderdi. Ancak askerler, işçilerin üzerine ateş açmayı reddettiler.
27 Şubat günü menşeviklerin ve sosyalist-devrimcilerin çoğunluğa sahip oldukları Petrograd sovyeti, İzvestia gazetesi aracılığıyla, ülke çapında sovyetler kurarak yerel iktidarları ele geçirmek için çağrı yayınladı.
27 Şubat günü ayaklanan işçi ve askerler, bakanları ve generalleri tutuklamaya başladılar. Ayaklanan asker sayısı, sabah 10.000 kadarken, akşam sayısında 60.000'e ulaştı.
Bu gelişmeler karşısında, Çar, tahtını bıraktığını açıkladı. Artık Çarlık yıkılmıştı.
Aynı gün, burjuvazinin Duma'daki temsilcileri olan Liberaller, Menşevikler ve Sosyalist-Devrimcilerle anlaşarak, Devlet Duması Geçici Komitesi'ni kurdular. Komitenin başkanlığına, bir toprak ağası ve monarşist olan Rodzyanko'yu getirdiler. Petrograt İşçi ve Askeri Temsilcileri Sovyeti'nin menşevik ve sosyalist-devrimci şefleri, burjuvaziyle anlaşarak Geçici Hükümet kurulmasını onayladılar ve Hükümetin başına Çar II. Nikolay'ın kendi hükümetine başkan yapmak istediği Prens Lvov getirildi.
--------------------------------------------------------------------

İkili İktidar

Şubat devrimi, Rusya'da ikili iktidar ortaya çıkarmıştır. Bu durumu, Lenin, şöyle ortaya koymaktadır:
"Her devrimin temel sorunu, iktidar sorunudur. Bu sorun aydınlatılmadıkça devrimde kendi rolünü bilinçli bir biçimde oynamak ve hele devrimi yönetmek sözkonusu olamaz.
Devrimimizin bir iktidar ikiliği yaratmış bulunmak gibi büyük bir özgünlüğü var. Önemli her şeyden önce kavranılması gereken bir olgu bu: onu anlamadan ileri gitmek olanaksız. Eski 'formül'leri, örneğin bolşevizmin eski formüllerini tamamlayıp düzeltmesini bilmek gerek; çünkü onlar her ne kadar genellikle doğru çıkmışlarsa da, somut uygulamaları farklı olmuştur. Bu iktidar ikiliğini eskiden kimse ne düşünür, ne de düşünebilirdi.
İktidar ikiliği neye dayanıyor?
Geçici hükümetin, burjuva hükümetinin yanında, henüz güçsüz, tohum durumunda, ama gene de gerçek, sözgötürmek ve büyüyen bir varlığı olan bir başka hükümettir: İşçi ve askeri vekilleri sovyetlerinin kurulmuş bulunmasına.
Bu ikinci hükümetin sınıf bileşimi nedir? Proletarya ile (asker üniforması altındaki) köylülük. Siyasal niteliği nedir? Devrimci bir diktatörlük, yani merkezi bir devlet iktidarı tarafından yayınlanan bir yasaya değil, ama doğrudan doğruya devrimci bir zorlamaya, halk yığınlarının aşağıdan gelen dolaysız girişkenliğine dayanan bir iktidar. Bu iktidar, alaşılmış tipteki parlamenter burjuva demokratik bir cumhuriyette genellikle varolan ve ileri Avrupa ve Amerika ülkelerinde şimdiye değin üstün gelen iktidardan bambaşkadır. İşin özü burada bulunmakla birlikte, çoğu kez unutulan, yeterince düşünülmeyen bir şeydir bu. Bu iktidar, 1871 Paris Komünü ile aynı tipte bir iktidardır ve başlıca belirtici özellikleri de şunlardır: 1) iktidar kaynağı, bir parlamento tarafından daha önce tartışılmış ve onaylanmış bir yasa değil, ama halk yığınlarının dolaysız, yerel, aşağıdan gelen girişkenliği, yaygın bir deyim kullanmak gerekirse, dolaysız bir "zorlama"dır; 2) halktan ayrı ve halka karşı kurumlar olan polis ve ordunun yerine, tüm halkın doğrudan silahanması geçmiştir; bu iktidar altında, kamu düzeninin korunmasını silahlı işçiler ve köylüler, silahlı halk, kendileri gözetirler; 3) memurlar topluluğu da, bürokrasi de, halkın dolaysız iktidarı ile değiştirilmiş, ya da hiç değilse özel bir denetim altına konmuştur; yalnızca görevler seçimle gelinen görevler olmakla kalmaz, ama basit vekiller durumuna getirilmiş görevliller de, halkın ilk isteği üzerine görevden alınabilir durumdadırlar; bunlar, yüksek maaşlı 'arpalıklar'dan yararlanan ayrıcalıklı, burjuva bir topluluk olmaktan çıkıp, maaşları iyi bir işçinin alışılmış ücretini geçmeyen 'özel bir sınıf' işçi durumuna gelir...
Burjuvazi, burjuvazinin tek bir iktidarından yanadır.
Bilinçli işçiler, işçi, tarım ücretlisi, köylü ve asker vekilleri sovyetlerinin tek bir iktidarından, serüvenlerle değil, ama proletaryanın bilincini aydınlatarak, onu burjuvazinin etkisinden kurtararak hazırlanmış tek bir iktidardan yanadır.
Küçük-burjuvazi -'sosyal demokratlar', sosyalist-devrimciler vb.- duraksamaları ile bu aydınlatmayı, bu kurtuluşu engelliyor.
Karşı karşıya bulunan sınıflar arasındaki gerçek güçler ilişkisi işte böyledir. Görevlerini belirleyen de işte bu ilişkidir." (9 Nisan 1917)
Bolşevikler, bu koşullar altında legal olarak örgütlenmeye başladılar.
5 Mart günü Pravda yeniden yayınlanmaya başladı.
13 Mart'ta, Kamenev, Muranov ve Stalin, sürgünde bulundukları Sibirya'dan geldiler. Kamenev, Pravda'nınYazıişleri Müdürlüğüne atandı. Stalin, Petrograd'da bolşevik partinin baş örgütleyicisi oldu ve aynı zamanda Pravda'nın Yazı Kurulu'da yer aldı.
Şubat Devrimi haberini İsviçre'de alan Lenin, Rusya'ya hemen dönmek için hazırlıklara başlamıştı.
Bir yandan Rusya'ya gidebilmek için her türlü yolu deneyen Lenin, diğer yandan Bolşevik Partisi'nin yeni dönemdeki görevleri üzerine politikaları belirliyordu. 15, 21 ve 22 Mart günleri Pravda'da yayınlanan "Uzaktan Mektuplar"ında, "Rusya'daki güncel durumun özgünlüğünü", devrimin birinci aşaması ile ikinci aşaması arasında geçiş evresi içinde bulunulduğunu yazıyordu.
"İşçiler, Çarlığa karşı iç savaşta proletarya ve halk kahramanlığının mucizelerini yarattılar. Devrimin ikinci aşamasında zaferinizi hazırlamak için de proletarya ve halk örgütlenmesinin harikalarını yaratmalısınız." diye yazan Lenin, devrimin birinci aşamasının, devlet iktidarının burjuvaziye geçmesiyle nitelendiğini, dolayısıyla "burjuva devrimi ya da burjuva demokratik devrim, Rusya'da bu bakımdan tamamlanmıştır" diyerek, görevin sosyalist devrim olduğunu ortaya koyuyordu.
Lenin, yeni dönemin bilimsel tahliliyle ortaya koyduğu bu belirlemeler, Bolşevik Parti içinde tepkiyle karşılandı. Pekçok eski Bolşevik, Lenin'in 1905 Rus Devrimi'ndeki politikalarını ortaya koyan "İki Taktik"teki formülasyonlar ile bu yeni belirlemenin çeliştiğini ileri sürüyorlardı. Lenin, bu tepkilere karşı şöyle yazıyordu:
"Proletaryanın ve köylülerin devrimci demokratik diktatörlüğü şimdiden gerçekleşmiş bulunuyor, ama olağanüstü özgün bir biçimde ve çok önemli birçok değişikliklerle. Gelecek mektuplarımın birinde bundan sözedeceğim. Şimdilik, bir Marksistin, her teori gibi daha çok esas olan, yaşamın karmaşıklığını yaklaşık olarak gösterebilen dünün teorisine sımsıkı katılıp kalmaması, yaşayan gerçeği, kesin ve somut olguları hesaba katması gerektiğini, bu su götürmez gerçeği iyice özümsemesi gerekir.
'Teori gridir, dostum, ama yaşam ağacı yeşildir.'"
Lenin, "Nisan Tezleri"nde daha net bir biçimde ortaya koyduğu bu belirlemelerine bağlı olarak, Bolşevik Parti için şu talimatı veriyordu: "Hareketin komünist, proleter unsurlarının, küçük-burjuva unsurlardan derhal, kesin bir şekilde ve geri dönülmeksizin ayrılması."

____________________________
Ya Onurlu Bir Barış Yada Görkemli Bir Direniş !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://forumydy.yetkinforum.com
 
Ekim Devrimi Yolumuzu Aydınlatıyor
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Yolumuz Devrim Yolu :: Devrim Ve Sosyalizm :: Dünya Devrim Tarihi-
Buraya geçin: