Yolumuz Devrim Yolu
Forumumuzdan daha iyi faydalanmak için ve bizlere destek olmak için lütfen üye olunuz..



 
AnasayfaPortalSSSKayıt OlGiriş yapZiyaretçi Defteri

Paylaş | 
 

 ERGENEKONLA KONTRGERİLLA CUMHURİYETİ GİZLENİYOR; KONTRGERİLLA CUMHURİYETİNDE DEVRİMCİLİĞİN ANLAMI

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
FiraT_58
Admin
Admin
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 372
Yaş : 25
Nerden : İZMİR
Kayıt tarihi : 06/12/08


Başarı Puanı Başarı Puanı:
100/47  (100/47)

MesajKonu: ERGENEKONLA KONTRGERİLLA CUMHURİYETİ GİZLENİYOR; KONTRGERİLLA CUMHURİYETİNDE DEVRİMCİLİĞİN ANLAMI   Cuma Ocak 16, 2009 7:47 pm

Türk faşist diktatörlüğü ve egemenler son günlerde oldukça telaşlılar. Bu telaşlarının asıl nedeni, faşist rejimin bel kemiği olan kontrgerillanın deşifre olmasıdır. Bu deşifrasyonun yönünü değiştirmek için ; Ergenekon sanki bu bel kemiğinin bir parçası değilmiş gibi, ondan ayrı bir çete ve örgüt imiş gibi bir yöne kaydırma çabaları oldukça ayyuka çıktı. Bu çabalar , görünen o ki , giderek artacaktır. Susurlukla ilişki ve çelişkileri ortaya açıkça serilen, Şemdinli’de iş üstünde yakalanan ve tarihsel olarak faşist rejimin en az 50 yıllık organı artık kabına sığmamakta ve her attığı adımda izlerini daha da belli ederek ilerlemektedir. Bu süreç daha da derinleşerek, faşist rejimin başını ağrıtacak düzeye ancak ve ancak geniş proleter yığınların ve emekçilerin ısrarlı-kararlı-inatçı takipleri ve mücadeleleriyle belli bir yöne , düzenin ortadan kaldırılıp yerine sosyalizmin inşasını temel aldığında başarıya ulaşabilir.
TC , NATO’ ya girdiğinden beridir değişik isimlerle gündeme gelen, gerçekte egemenlerin ihtiyaçları için her bakımdan kullandıkları bu faşist örgütlenme ve kurum, kurulma amaçları dışında her şey için kullanılmıştır. Dün Susurluk’ta bugün Ergenekon’da patlayan da zaten budur. Zira kurulma amacı açık işgal altında , sözüm ona düşman işgaline karşı direniş örgütlemek ve gerilla taktikleri ile düşmanı vurmak olan bu örgüt; gelmeyen açık işgaller sürecinde , gerçek amacı olan sosyalizm, özgürlük ve komünizm düşmanlığına karşı düzence kullanılmıştır. Sınıf mücadelesinin yükseldiği, devrimci hareketlerin geniş yığınlara liderlik etmeye başladığı bu yıllar da kontrgerilla- ismi ne olursa olsun, ister Seferberlik Tetkik kurulu, ister Özel Harp Dairesi, isterse şimdilerdeki adı ile Özel Kuvvetler Komutanlığı- devreye provokasyonlar, katliamlar, binlerce operasyonlar, faşist kitlesel katliamlar vs ile girmiştir. Resmi-sivil hemen hemen tüm toplum ve sınıflar içinde örgütlenmiş bu faşist örgüt; özellikle faşizmin kurumsal olarak TC’ye egemen olduğu 12 Mart ve onun operasyonları ile tüm devletin gerçek yönetici gücü haline gelmiştir. Hemen tamamen 12 Mart sonrası sürece esas damgasını vuran, 12 Eylülün hazırlanması, ekonomik-siyasal-kültürel vs tüm gelişmelere tamamen egemen olan bu kurumsal faşist diktatörlük , bugün artık yama götürmez bir biçim almıştır.
Devrimci hareketin zayıf, sınıf mücadelesinin geri olduğu yıllarda ( Her ne kadar Kürt Ulusal Mücadelesinin boyutları çok ileri olması ve savaşın tümüyle buraya yöneltilmesine rağmen; bu alandaki savaşın da kişisel çıkarları öne çıkaran uyuşturucu, insan,hayvan, mal ticareti vs yi kolaylaştırması bakımından) Kontrgerilla mensupları tümüyle yozlaşmaya, tümüyle bireysel, grupsal çıkarları doğrultusunda hareket etmeye, çeteleşmeye, mafya ile içiçeliği tamamlamaya, kendi içinde çıkar şebekeleri olarak ayrışmaya da meydan vermiştir. Bunda elbette ki, KUKM’nin boyutlarının genişliği, görüş-bakış açısı farklılıkları da etkendir. 90 ‘lı yıllar ile başlayan iç hesaplaşma , klikleşme yer yer açık çatışmaları, kimi mensupların katledilmesini getirmiştir. Bu süreç hala devam etmektedir.
Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere egemen klikler arasındaki çatışmanın, direk olarak kontrgerilla cumhuriyetinin yönetilmesi ile ilgili olduğu; ister istemez çatışmanın bu boyutunun daha da sert geçeceği açıktır. Ki zaten sert geçiyor. Ama gözden kaçırılmaması gereken bir durum var. Her iki egemen klikte, tasfiye hareketine girişirken ya da çatışırken ana omurgaya dokunmamaya, onu gözlerden ırak tutmaya çalışıyor. Zira düzenin ana çıkarı budur. Her iki klikte birbirlerini taraflı, siyasal çatışmanın içinde kolladıkları kesimlerin üzerine taşırmadan, faşist devletin ana omurgasına dokundurmamaya gayret ediyor. Asıl sorun da buradadır.
Kendine devrimci-demokrat,solcu vs diyen kimi akımların da , Ergenekon ya da Susurluk’ları, Şemdinlileri rutin , çeşitli çeteleşme örnekleri olarak görme ve gösterme içerisine girmiş düzenin oyunlarına gelerek, ana omurganın kendisi ile uğraşmamakta ya da bunu öne çıkarmamaktadırlar. Düzenin istediğine tamda bu anlamda gelmektedirler. Çeşitli çeteleşmeleri basit bir düzeyde , buz dağının görünen biçimiyle ele almaya devam etmektedirler. Dil ve üslup ile eylemsel içeriklerine de bu tutum olduğu gibi yansımaktadır. Hatta kimileri açısından bu pis- kirli işlere girip çeteleşmeseler kontrgerilla örgütü gerekli bile görülecek düzeydedir. Bu tamı tamına faşist-şoven milliyetçi bakış açısından süreci kavramanın ötesinde , faşist rejimi aklamaya bile yardımcı olacak bir argümandır.
Halbuki ; kontrgerilla cumhuriyetinin bir ayağı yakalanmıştır. Bu cumhuriyetin, tümüyle mahkum edilmesi, devrimin demokratikleşme , özgürlükler, eşitlik ve adaletin tek ve gerçek adresi olduğunun çizilmesi gerekirken; kontrgerilla cumhuriyeti tümden ortadan kaldırılıp sosyalizm-proletarya diktatörlüğü inşa edilmeden bu ve benzeri hiçbir yapının dağıtılamayacağını, faşist dikttörlüklerce yönetilen ülkelerde bunun başka bir yolunun olmadığının bağırılması gereken bu durumda, sorunu basit çeteler durumundan ele almak en hafifinden düzenin değirmenine hızlıca su taşımak ve onu beslemektir.
Kontrgerilla Cumhuriyetinde devrimciliğin anlamını doğruca tarif etmek gerekir. Şimdiler de her iki klik bilgi kirliliği yaratarak kafaları karıştırmaya, asıl hedef olan devlet örgütlenmesinden uzak tutmaya çalışıyorlar sorunun özünde. Tam da burada devrimciliğin anlamı olduğu gibi açığa çıkmaktadır. Bir devrimci kuyruğunu yakaladığını bırakmamalıdır. Kontrgerilla cumhuriyeti bundan önceleri de defalarca yakalandı ve her defasında yine aynı dezonformasyonlar, sahte gündemler vs ile çarpıtıldı ve sonuna kadar takibi yerine getirilemedi. Hazır giderek derinleşen bir ekonomik kriz, siyasal olarakta düzenle bağlarını kesmeye hazır yığınlar, eldeki verilerle düzenin gerçek kimliğinin açığa çıkarılması gibi fırsatları varken; tüm gücümüzle düzene yüklenmek zorundayız. Faşist kontrgerilla cumhuriyetini her bakımdan mahkum etmeli ve gerçek yüzünün açığa çıkması için ajitasyon-propagandamızı yürütmeli, örgütlenme ve mücadelenin yönü bakımından bu soruna oldukça önemli bir yer vermeliyiz.
Kontrgerilla Cumhuriyeti, Ergenekonlarla, Susurlukları önümüze atarak bizleri oyalamaktadır. Zaten tasfiye edeceklerini, klik çatışmaları içinde yenilenleri, yıpranmışları bizlerin önüne koyarak kendisini aklamaya çalışmaktadır.Kontrgerilla Cumhuriyeti liderleri ve onların ağa babaları açıkça bizlerle, emekçilerle,proletarya ile alay etmek istemektedir.
Kontrgerilla Cumhuriyetinde devrimciliğin anlamı daha da büyüktür. Her an her dakika bu faşist düzenin her tür saldırısına maruz kalma ile karşı karşıyasınızdır. Zaten faşist düzenin son yıllardaki yığınsal politikasının temeline oturttuğu korku hegemonyası ile de hedeflenen budur. Tüm toplumsal kesimler, korku ile teslim alınmak ve susturulmak istenmektedir. Devrimcilik , gerçek anlamda yüksek sesle gerçeklerin dile getirilmesi, örgütlenmesi, eyleme geçirilmesi ve özgürlük-devrim ve sosyalizmin dünyaya indirilmesidir işte burada. Devrimciliğin anlamı budur. Düzenin manipülasyon, çarpıtma, hedef saptırma vs gibi oyunlarına gelmeden dimdik doğruca yolunu çizmek, sınıfın bağımsız politik eylemine liderlik edecek cesaret,azim ve kararlılığa sahip olmaktır. Önümüzdeki süreç, biraz da bunları açığa çıkaracak bir süreçtir. Süreç komünist devrimcileri doğrulayarak ilerlemektedir. Bu sürecin , istediğimiz, arzuladığımız düzeyde olmadığını ve bunu başarmak için daha çok çalışmak, üretmek ve devrimci değerlerden zerre taviz vermeden ilerlemek gerektiği bilinciyle hareket etmeliyiz. Ergenekonun üzerine en çok devrimciler gidecektir, gitmelidir. Ama Ergenekon ile Kontrgerilla Cumhuriyeti bağını iyi irdeleyip, asıl vurulması, uğraşılması gerekenin ne olduğunu bilerek.

Bir başka yazımızdan bir alıntı ile bitirelim yazımızı. “ Ergenekon, Kontrgerilla Cumhuriyetinin sadece küçük bir parçasıdır. Kontrgerilla örgütü, bir cumhuriyet ve devlettir. Faşist rejim ve egemenlerin iktisadi ilişkilerinin düzeni ve güvenliğini sağlayan yegane üst yapı organıdır. Faşist devletin kendisidir. Faşist devlet ya da Kontrgerilla ile hesaplaşılmadan, onu alaşağı etmek , Ergenekonları bitirmek olanaksızdır. Bu da tutarlı bir anti-faşist, anti- emperyalist, anti- kapitalist, anti-sömürgeci bir bilinç, örgütlenme, mücadele vs gerektirmektedir. Faşizme, siyonizme, emperyalizme, kapitalizme karşı olunmadan Ergenekonlara karşı olunamaz. Eğer ki Ergenekonlarla mücadele edilmek isteniyorsa ; işçi sınıfı ve emekçiler kendi cephelerinden her sorunu sistemle hesaplaşma düzeyinde algılayıp, duygu, düşünce ve tavırlarının manipüle edilmesine izin vermemelidir. Özgürlük- devrim ve sosyalizmden başka kurtuluş yolu yoktur.”


15.01.2009


Mahmut Halil Can

____________________________
Ya Onurlu Bir Barış Yada Görkemli Bir Direniş !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://forumydy.yetkinforum.com
 
ERGENEKONLA KONTRGERİLLA CUMHURİYETİ GİZLENİYOR; KONTRGERİLLA CUMHURİYETİNDE DEVRİMCİLİĞİN ANLAMI
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Yolumuz Devrim Yolu :: Siyaset :: Siyasi Makaleler-
Buraya geçin: