Yolumuz Devrim Yolu
Forumumuzdan daha iyi faydalanmak için ve bizlere destek olmak için lütfen üye olunuz..



 
AnasayfaPortalKayıt OlGiriş yapZiyaretçi Defteri
Similar topics

     

     Ahmet Kaya-Sarkı sözleri

    Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    FiraT_58
    Admin
    Admin
    FiraT_58

    Erkek Mesaj Sayısı : 372
    Yaş : 27
    Nerden : İZMİR
    Kayıt tarihi : 06/12/08


    Başarı Puanı Başarı Puanı:
    Ahmet Kaya-Sarkı sözleri Imgleft100/47Ahmet Kaya-Sarkı sözleri Emptybarbleue  (100/47)

    Ahmet Kaya-Sarkı sözleri Empty
    MesajKonu: Ahmet Kaya-Sarkı sözleri   Ahmet Kaya-Sarkı sözleri EmptyPaz Ara. 21, 2008 8:27 am

    Acı Ninni


    Uyusun ha iyi büyüsün
    Camlar buğulanmasın
    Sen uyu uyusun
    Bulutlar uyanmasın
    Işıklar uyanmasın
    Camlar buğulanmasın.
    Sen uyu, uyanmasın
    İstanbul uyusun
    Karagümrük uyusun
    Fatih uyusun
    ****** bulvarında
    Rüyalar büyüsün.
    Sen uyu, uyusun
    İstanbul uyanmasın
    Gemiler uyanmasın
    Camlar buğulanmasın
    Cibali uyanmasın
    Kalbim buğulanmasın
    Gemiler uyanmasın
    Camlar buğulanmasın


    Acılara Tutunmak


    Kavuşmak özgürlükse özgürdük ikimizde
    Elleri çığlık çığlık yan yana iki dunya
    İkimiz iki daldan iki hırçın su gibi akıp gelmiştik
    Buluşmuştuk bir kavşakta
    Unutmustuk ayrılığı yok saymıştık özlemeyi
    Şarkımıza dalmıştık
    Mutluluk mavi çocuk oynardı bahçemizde
    Acı çekmek özgürlükse
    Özgürüz ikimizde
    O yuvasız çalıkuşu
    Bense kafeste kanarya
    O dolaşmış daldan dala
    Savurmuş yüreğini
    Ben bölmüşüm yüreğimi
    Başkaldıran dizeler.
    Aramakmış oysa sevmek
    Özlemekmiş oysa sevmek
    Bulup bulup yitirmekmiş
    Düşsel bir oyuncagi.
    Yalanmış hepsi yalan
    Yalanmış hepsi yalan
    Sevmek diye bir şey varmış
    Sevmek diye bir şey yokmuş
    Acı çektim günlerce
    Acı çektim susarak
    Şu kısacık konuklukta
    Deprem kargaşasında
    Yaşadım bir kaç bin yıl
    Acılara tutunarak
    Acı çekmek özgürlükse
    Özgürüz ikimizde
    Acılardan arta kalan
    İşte bu bakışlarmış
    Buğu diye gözlerinde
    Gün batımı bulutlarmış.


    Ada Sahilleri


    Ada sahillerinde bekliyorum
    Her zaman yollarını gözlüyorum
    Seni senden güzelim istiyorum
    Beni şad et şadiye başın için
    Her zaman sen yalancı ben kani
    Her zaman orta yerde bir mani
    Her zaman sen uzakta ben müştak
    Her tellakide bir hayalin berrak
    Nerede o mis gibi leylaklar
    Sararıp solmak üzere yapraklar
    Bana mesken olunca topraklar
    Beni yad et güzelim başın için


    Adı Bahtiyar (Gökyüzü)


    Geçiyor önümden sirenler içinde
    Ah eller üstünde, çiçekler içinde
    Dudağında yarım bir sevdanın hüznü
    Aslan gibi göğsü, türküler içinde.
    Rastlardım avluda hep volta atarken
    Cigara içerken yahut coplanırken
    Kimseyle konuşmaz dal gibi titrerdi
    Çocukça sevdiği çiçeği sularken.
    Diyarbakırlıymış adı Bahtiyar
    Suçu saz çalmakmış öğrendiğim kadar
    Geçiyor önümden gül güzlü Bahtiyar
    Yaraldığım yerde kalan sazı kadar.
    Beni tez saldılar o kaldı içerde
    Çok sonra duydum ki Yozgat'ta sürgünde
    Ne yapsa ne etse üstüne gitmişler
    Mavi gökyüzünü ona dar etmişler.
    Gazete de çıktı üç satır yazıyla
    Uzamış sakalı çatlamış sazıyla
    Birileri ona; ölmedin, diyordu
    Ölüm yanında hüzünle gülüyordu.
    Diyarbakırlıymış adı/kod adı Bahtiyar
    Suçu saz çalmakmış öğrendiğim kadar
    Geçiyor önümden gül güzlü Bahtiyar
    Yaraldığım yerde kalan sazı kadar.


    Adı Yılmaz


    Dalyan gibi bir çocuktu
    Benim gözümde küçüktü
    Küstüde dağlara cıktı
    İner mi inmez mi bilmem
    Şimdi dağların tozudur
    Belki isyanın sazıdır
    Halen kalbimde sızıdır
    Diner mi dinmez mi bilmem
    Adı Yılmaz kendi Yılmaz
    Makamı yok dem tutulmaz
    Dağlara soru sorulmaz
    Döner mi dömez mi bilmem
    Mavi gözleri boncuktur
    Ölüm korkusu şuncuktur
    Azrail atı kancıktır
    Biner mi binmez mi bilmem
    Parkasına kar yağmıştır
    Bir kenarda ağlamıştır
    Belki elleri yanmıştır
    Söner mi sönmez mi bilmem
    Adı Yılmaz kendi Yılmaz
    Makamı yok dem tutulmaz
    Dağlara soru sorulmaz
    Döner mi dömez mi bilmem


    Ağladıkça


    Dağlarda öfkeli başım Serhat’ta hep akşam oluyor
    Nasipsiz kıştan mı, yamurdan mı yoksa aşktan mı
    Ağladıkça,
    Ağladıkça dağlarımız yeşerecek
    Görecek, göreceksin
    Ağladıkça,
    Ağladıkça
    Geceği tutacağız göreceksin
    İlk yazda bitti telaşım
    Alnımda hep kavga duruyor
    Vakitsiz kırstan mı
    Bahardan mı yoksa aşktan mı
    Ağladıkça,
    Ağladıkça bozkırlar yeşerecek
    Görecek göreceksin
    Ağladıkça,
    Ağladıkça
    Güneşi tutacağız göreceksin


    Ağlama Bebek


    Ağlama bebek, ağlama sende
    Umut sende herşey sende.
    Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye
    Bu kırgınlık bu dargınlık sıkıntın niye.
    Çok uzakta öyle bir yer var
    O yerlerde mutluluklar
    Bölüşülmeye hazır
    Bir hayat var.
    Ağlama bebeğim ağlama sende
    Yarın sende herşey sende.
    Dalıp dalıp derinlere düşünmen niye
    Bu suskunluk bu durgunluk kızgınlık niye.


    Ah


    Yüzünün yarısı göz kadife yansımalı
    bulutlu siyah ah bulutları eflatun
    o boy aynasından çıktı fransızın malı
    vişne asidi vardı tadında rujunun
    ah sinema yıldızı filan olmalı
    ağızlığı kristal son derece uzun
    bir kibrit çakıldı mı ah yağmurluklu kız
    alevinden anlamlı dumanlar üfürüyor
    ah çocuk yüzünde gül goncası ağız
    saçlarından incecik su tozu dökülüyor
    sığınak gibi derin ağaçlar gibi yalnız
    karartma başlamış ışıklar örtülüyor
    ellerinde ruh gibi ah portakal kokusu
    kırkmaları morsalkım göz kapakları saydam
    çok vapurun battığı bir liman orospusu
    bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam
    ay ışığında deniz akordeon solosu
    pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam
    görkemli çadırında italyan lunaparkın
    sanki zeytin düşürür yerlere gözlerini
    ah tahtına kurulmuş bol sakallı bir kadın
    sutyenler tutmuyor çılğın göğüslerini
    kaşları ip incesi kumral kirpikleri kalın
    kim görse şaşırır sakalının süslerini
    tavana asılmış sosyalist saçlarından
    ah sabah sabah omuzları kan içinde
    işkence sonrası genç bir kadın militan
    yığınlar uğulduyor hummalı gençliğinde
    adı bile çıkmamış dudaklarından
    doğru yaşadığının sımsıkı bilincinde ...


    Ah Ulan Rıza


    Neden hâlâ gelmedi?
    Yoksa saati mi şaşırdı bu hıyar?
    Gerçi hiç saati olmadı ama
    En azından birisine sorar.
    Cebimde bir lira desen yok
    Madara olduk meyhaneye
    Ahh eşşek kafam benim
    Nasıl da güvendim bu hergeleye
    Gelse balığa çıkacaktık
    Ne çekersek kızartıp
    Bir büyük rakıyla yutacaktık
    Kafamız tam olunca şarkılar döktürüp
    Enteresan hayallere dalacaktık
    Bu sandalı geçen hafta denk getirip
    Çalıntıdan düşürdük
    Arkadaşlar ısrar etti, biz de
    'İyi olur, bize uyar' diye düşündük
    Saat sekizde gelecekti
    Bana beş milyon borç verecekti
    Yoksa o nemrut karısı kaçtı da
    Onun peşinden mi gitti?
    Eğer öyleyse yandık!
    Gudubet yaptı yine yapacağını!
    Geçen senede merdivenden itip
    Kırmıştı Rıza'nın bacağını
    Kadında boy şu kadar
    Kalça fırıldak, göz patlak, kafa çatlak
    Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak
    Ya horlarken Rıza'yı boğacak
    Bak şimdi acıdım
    Aşk olsun adama
    Ben olsam vallahi baş edemem
    Hele beş tane velet var ki boy boy
    Allah'tan düşmanıma dilemem.

    Aslında iyi çocuktur Rıza,
    Efendi huyludur,
    Herkezin suyuna gider
    Erken yıprandı garibim
    Yoksa tek başına on tane adam eder
    Bir keresinde hiç unutamam
    Üç beş zibidi haraca dadandı
    Rıza sandalyeyi kaptığı gibi
    Herifleri hastaneye kadar kovaladı.
    Aynı mahallede büyüdük,
    Aynı kızları sevdik
    Aynı kafadaydık, orta ikiden bıraktık
    Matematik ağır geliyordu
    Bir başka havadaydık
    Aynı gömleği giyer
    Aynı sigaraya takılır,
    Aynı takımı tutardık.
    Fenerin maçına iddialaşıp
    Millete az mı yemek ısmarladık!
    Bir tek askerde ayrıldık
    Ona Bornova düştü, bana Gelibolu
    Döner dönmez evlendirdiler
    En büyük salaklığı da bu oldu
    Bense hiç düşünmedim
    Zaten param yoktu
    Hep tek tabanca gezdim
    benim istediğimi annem istemedi
    Onun gösterdiğini ben sevmedim.

    Neyse,
    Bunlar derin mevzu
    Anlaşıldı, bu herif artık gelmeyecek
    Ufaktan yol alayım,
    Annem evde yanız
    Şimdi meraktan ölecek
    Gittim, vurup kafayı yattım
    Rüyamda gördüm
    Gülümseyerek geldiğini
    Ne bilirdim yolda kamyon çarpıp da
    Hastaneye kavuşamadan can verdiğini...
    Vay be Rıza!
    Sonunda sende düşüp gittin Azrail'in peşine
    Dün boşuna günahını almışım
    Ne olur kızma bu kardeşine
    Öğlen kahvede söylediler
    Rıza öldü dediler, ne kolay söylediler
    Sanki dev bir taş ocağını
    Kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler
    Ah dostum!
    O kocaman gövdene o beyaz kefeni
    Nasıl kıyıp giydirdiler?
    O zalim tabutun tahtalarını
    Senin üstüne böyle nasıl çivilediler?
    Yani sen şimdi tamamen gittin de
    Bir daha olmayacakmısın?
    Yani bir daha borç vermeyecek misin?
    Bir daha rakı ısmarlamayacak mısın?
    Peki beni kim kızdıracak?
    Kim zar tutacak?
    Kim ağzını şapırtadacak?
    Peki beni bu köhne dünyada
    Senin anladığın kadar kim anlayacak?

    Ulan Rıza!
    Ne hayallerimiz vardı oysa
    Ne acayip şeyler yapacaktık
    Lotoyu vurunca dükkan açacak
    Adını 'Dostlar Meyhanesi' koyacaktık
    Hafta sonu iki yavru kapıp Boğaz yolunda
    O biçim fiyaka atacaktık
    Ah ulan Rıza!
    Bu mahallenin nesini beğenmedin de
    Öte yana taşındın?
    Ara sıra gıcıklaşırdın ama
    İnan ki benim en kral arkadaşımdın
    Ah ulan Rıza!
    Ben şimdi bu koca denizde
    Tek başıma ne halt ederim?
    Senden ayrılacağımı sanma,
    Bir kaç güne kalmaz Ben de gelirim! ...


    Al Öfkemi


    Her sürgün'ün gözlerine
    Bu sebepten ah geceye
    Kanatlanmış güvercine
    Kırılacağım, kırılacağım
    Yeter ki bil sen
    Yorgun alnımda şafaklar
    Bir düş kursun arkadaşlar
    Bırak iz sürsün şarkılar
    Yeter ki bul sen
    Mapushane duvarlarına
    Hüznümü yazacağım
    Hergün seni düşünüp
    Yok olacağım
    Al öfkemi koy yanına
    Günü düşür dağlarıma
    Haydi dokun gözyaşıma
    Ağlayacağım, ağlayacağım
    Yeter ki gül sen

    ____________________________
    Ya Onurlu Bir Barış Yada Görkemli Bir Direniş !


    En son Firat_58 tarafından Paz Mart 15, 2009 1:46 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://forumydy.yetkinforum.com
    emrecan24
    Üye
    Üye
    emrecan24

    Erkek Mesaj Sayısı : 2
    Yaş : 25
    Kayıt tarihi : 15/03/09


    Başarı Puanı Başarı Puanı:
    Ahmet Kaya-Sarkı sözleri Imgleft8/8Ahmet Kaya-Sarkı sözleri Emptybarbleue  (8/8)

    Ahmet Kaya-Sarkı sözleri Empty
    MesajKonu: Geri: Ahmet Kaya-Sarkı sözleri   Ahmet Kaya-Sarkı sözleri EmptyPaz Mart 15, 2009 12:57 am

    lol! PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER... lol!
    cheers cheers cheers
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.alevigen.tr.gg
    FiraT_58
    Admin
    Admin
    FiraT_58

    Erkek Mesaj Sayısı : 372
    Yaş : 27
    Nerden : İZMİR
    Kayıt tarihi : 06/12/08


    Başarı Puanı Başarı Puanı:
    Ahmet Kaya-Sarkı sözleri Imgleft100/47Ahmet Kaya-Sarkı sözleri Emptybarbleue  (100/47)

    Ahmet Kaya-Sarkı sözleri Empty
    MesajKonu: Geri: Ahmet Kaya-Sarkı sözleri   Ahmet Kaya-Sarkı sözleri EmptyPaz Mart 15, 2009 9:13 am

    emrecan24 demiş ki:
    lol! PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER... lol!
    cheers cheers cheers

    Yorumun için ben teşekkür ederim Smile

    ____________________________
    Ya Onurlu Bir Barış Yada Görkemli Bir Direniş !
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://forumydy.yetkinforum.com
     
    Ahmet Kaya-Sarkı sözleri
    Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » 040670002 AHMET EMRE KILINÇ

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Yolumuz Devrim Yolu :: Müzik Ve Video :: Şarkı Sözleri - Türküleşen Öyküler-
    Buraya geçin: